Bakiye tanımı
Examples of Bakiye in a sentence
Bakiye ödeme varsa, anketin doldurulmasını müteakip en geç 45 gün içinde kalan ödeme yapılır.
Bakiye tutarlar ihraç belgesinde belirlenen esaslara göre pay sahiplerine dağıtılır ve tüm katılma payları iade alınır.
Bakiye münhasıran sigortalının sorumluluğunda kalır ve ayrıca sigorta ettirilemez.
Bakiye %20’lik kısım ise TFF’in sentetik çim için DSC testi yaptırması durumunda olumlu raporun temin edilmesini müteakip, test yaptırılmaması durumunda Geçici Kabul Tutanağının düzenlenmesi ve TFF tarafından onayı sonrasında ödenecektir.
Bakiye, şirket tarafından belirli bir dönemde ödenmiş ve dönem içinde ödenecek tazminatlar ile risk fonuna ait yasal yükümlülükler ve diğer masraflar karşılandıktan sonra katılımcıların ödedikleri katkılardan ve bunların gelirlerinden geriye kalan tutarı ifade eder.
Bakiye ödeme varsa, anketin doldurulmasını müteakip en geç 20 takvim günü içinde kalan ödeme yapılır.
Bakiye pay borcunun ödenme şekli ile müddetini genel kurul tayin eder.
Temdit eden tarifeler için; Bakiye yetersizliği, limit yetersizliği veya kart güncellenmesi vb.
Bakiye ödemelerden tutarın karşılanamaması halinde, İdare’nin bu kapsamda yaptığı ödemeleri doğrudan Yüklenici’ye rücu etme hakkı saklıdır.
Şu formül ile tanımlanır: Varlık = Bakiye + Dalgalı Kar - Dalgalı Zarar.