Mevzuat definition

Mevzuat her durumda muhtelif zamanlarda tadil edildiği, diğer bir şekilde değiştirildiği, ilga ve ikame edildiği şekliyle, bağlayıcı ve yürürlükte ▇▇▇▇, anayasa, kanunlar, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri, Cumhurbaşkanlığı kararları, tüzükler, yönetmelikler, tebliğler, genelgeler, ilke kararları, emirler, düzenleyici işlemler, politikalar, yerel yaptırımlar, sirkülerler, muktezalar ve her türlü genel ve düzenleyici işlemler ile Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu tüm uluslararası anlaşmalar ve ilgili uluslararası anlaşmaların onaylanması ve uygulanmasına yönelik tüm yerel düzenlemeler ve tüm bu hukuki düzenlemelere ilişkin hâkim içtihatlar ve yorumlar da dâhil olmak üzere, Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm hukuki rejimi anlamına gelmektedir;

Examples of Mevzuat in a sentence

  • Notices and other documents relating to the settlement of disputes under Articles 10 and 12 must be served on Burkina Faso at the following address: Ministry of Foreign Affairs and Cooperation, PO box: ▇▇ ▇▇ ▇▇▇▇ ▇▇▇▇▇▇▇▇▇▇▇ ▇▇ ▇▇▇▇▇▇▇ ▇▇▇▇▇▇ ▇▇▇▇▇▇▇▇▇▇▇ ▇▇▇▇▇▇▇ Faso Phone number: (▇▇▇) ▇▇ ▇▇ ▇▇ ▇▇/▇▇ ▇▇ ▇▇ ▇▇ Fax: (▇▇▇) ▇▇ ▇▇ ▇▇ ▇▇ Notices and other documents in disputes under Articles 10 and 12 shall be served on Turkey by delivery to: Cumhurbaşkanlığı Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü.

  • Sciplay’in, tamamen kendi takdir yetkisi kapsamında, İntifa Verenler’den birinin Şirket’in herhangi bir olağan veya olağanüstü pay sahipleri genel kurulunda kendisini temsil etmesini istemesi durumunda, İntifa Verenler, Sciplay’in Mevzuat ile uyumlu talimatlarına uygun bir şekilde hareket edeceklerini ve İntifa Paylarına ilişkin olarak Sciplay adına ve Sciplay’in hukuka uygun talimatları uyarınca oy kullanacaklarını taahhüt ederler.

  • Türk Ticaret Kanunu Gerekçesi: KarşılaşPrmalı Eski_Yeni Kanun Metni, KarşlaşPrma Tablosu, Bilgi Notları ve Mevzuat İşlemleri, Kavram Dizini, Madde Değişim Göstergesi, p.776.