Fiyat definition

Fiyat vergiler, tarifeler ve uygulanan diğer masraflar hariç olmak üzere, Satıcı tarafından tanımlanan ürün fiyatını EURO olarak belirtir.

Examples of Fiyat in a sentence

  • Hedef Fiyat (Strike Price): Opsiyona konu olan Finansal Varlık’ın Uzlaşma Tarihi’nde alım/satımında kullanılacak, taraflarca uygulanması kabul edilen ve Opsiyon İşlem Teyit Formu’nda belirtilen Türk Lirası, Döviz veya Finansal Varlık karşılığında belirlenen fiyattır.

  • Fiyat Teklifinde veya alakalı İş Açıklamasında farklı bir şekilde belirtilen durumlar hariç olmak üzere, faturalar Sipariş alındığında düzenlenecek ve fatura ile birlikte gerekli belgeler alındıktan sonra otuz (30) gün içerisinde muaccel hale gelecektir.

  • Eğer bu Sözleşmenin Kapak Sayfasına göre, eksiksiz ve tatmin edici şekilde Hizmetlerin sağlanması ve/veya Malların tedarik edilmesi tam karşılığında, ödeme yöntemi olarak Sabit Fiyat seçilmişse, UNDP Yüklenici’ye işbu Sözleşmenin Kapak Sayfasında belirtilen Sabit Tutarı ödeyecektir.

  • Fiyat ve/veya teslim süresindeki düzeltmeler Değişiklik Emrinde yansıtılacaktır.

Related to Fiyat

  • Panchayat means an institution (by whatever name called) of self-government constituted under article 243B, for the rural areas;

  • Catechumen means a member of the catechumenate of a Catholic Church. This will normally be evidenced by a certificate of reception into the order of catechumens.

  • LHSIA means the Local Health System Integration Act, 2006, and the regulations made under it, as it and they may be amended from time to time;

  • WADA means the World Anti-Doping Agency.

  • CJA means the Courts of Justice Act, RSO 1990, c C-43, as amended;